
Ankara 4. İş Mahkemesi ve ardından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi, kararlarının gerekçesinde ceza infaz kurumlarının kendine özgü çalışma düzenine dikkat çekti. Mahkemeler, cezaevlerinde sıkı disiplin kurallarının uygulandığını, personelin gerektiğinde silah kullanabildiğini ve güvenlik zaafının telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Kararlarda, ceza infaz kurumlarının tüm hizmet alanlarıyla bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilirken, sendikal faaliyetlerin kurum işleyişi üzerindeki etkileri de gerekçe olarak gösterildi.
Yargıtay’dan AİHM İçtihatlarına Atıf
Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise değerlendirmesinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin örgütlenme özgürlüğünü düzenleyen 11. maddesine vurgu yaptı.
Yargıtay kararında, sendikaların üyelerinin mesleki ve ekonomik menfaatlerini koruma amacıyla faaliyet göstermesinin uluslararası hukuk tarafından güvence altına alındığına dikkat çekildi. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Belçika Ulusal Polis Sendikası kararına da atıf yapılarak sendikal faaliyetlerin demokratik toplum düzeninin önemli unsurlarından biri olduğu belirtildi.
Bu değerlendirme sonrasında Yargıtay, cezaevi personelinin sendikalaşmasını engelleyen yasal düzenlemenin Anayasa’ya uygunluğunun incelenmesi amacıyla dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.
AYM Kararı Bekleniyor
Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararın yalnızca ceza infaz kurumlarında görev yapan personeli değil, kamu görevlilerinin sendikal hakları bakımından da emsal niteliği taşıyabileceği değerlendiriliyor.
Cezaevi Sendikası girişimini destekleyen kesimler, uluslararası hukuk ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının sendikal örgütlenme hakkını güvence altına aldığını savunurken; karşı görüşler ise ceza infaz kurumlarının güvenlik hassasiyetleri nedeniyle mevcut sınırlamaların korunması gerektiğini ifade ediyor.
Tartışmanın Odağında Hukuk Devleti ve Belirlilik İlkesi Var
Süreçte dikkat çeken bir diğer konu ise farklı yargı mercilerinin benzer uluslararası içtihatlara farklı değerlendirmelerle yaklaşması oldu. Hukuk çevrelerinde, Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararın kamu görevlilerinin sendikal haklarına ilişkin mevcut tartışmalara açıklık getirmesi ve hukuk güvenliği ile belirlilik ilkesi açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.
Cezaevi personelinin sendikal örgütlenme hakkına ilişkin nihai sözü ise Anayasa Mahkemesi söyleyecek. Kararın önümüzdeki dönemde açıklanması bekleniyor.




Yorumlar
Görüşlerinizi editoryal ilkeler çerçevesinde paylaşabilirsiniz.
Bu habere henüz yorum yapılmadı.