Bu yıl bir ilk yaşanacak. 6 Haziran, ilk kez "Ceza İnfaz Kurumu Personeli Günü" olarak kutlanacak.
Şüphesiz bu karar, ceza infaz kurumlarında görev yapan binlerce personel açısından önemli ve anlamlı bir gelişmedir. Yıllardır kamu güvenliğinin görünmeyen kahramanları olarak görev yapan infaz ve koruma memurları ile diğer cezaevi personelinin emeklerinin fark edilmesi adına atılmış değerli bir adımdır.
Ancak bir günün takvimlerde yer alması tek başına yeterli midir?
Asıl mesele tam da burada başlamaktadır.
Ceza infaz kurumları, devletin en ağır sorumluluklarının yerine getirildiği yerlerden biridir. Personel bir yandan kurum güvenliğini sağlarken diğer yandan hükümlü ve tutukluların haklarının korunması, kurum düzeninin sürdürülmesi ve kamu güvenliğinin teminat altına alınması için görev yapmaktadır. Bayramda, tatilde, gece gündüz demeden sürdürülen bu hizmet çoğu zaman kamuoyunun gözünden uzak kalmaktadır.
Yıllardır "cezaevi personelinin görünmeyen yükü" konuşulurken bugün artık başka bir soruyu sormak gerekiyor:
Personelin emeği gerçekten takdir ediliyor mu?
Birçok kurumda görevini büyük fedakârlıkla yerine getiren personel, zaman zaman adalet ve eşitlik beklentisini dile getirmektedir. Görev dağılımlarında objektiflik, izin uygulamalarında hakkaniyet, ödüllendirmelerde liyakat ve personel arasında ayrım yapılmaması talepleri sıkça gündeme gelmektedir.
Çünkü çalışanlar için en büyük motivasyon kaynağı sadece maaş ya da ödül değildir. Adil yönetilmek, emeğinin görülmesi ve hakkının teslim edilmesidir.
Bir kurumda personel arasında farklı uygulamalar oluştuğunda, aynı işi yapanlar arasında eşitsizlik hissi ortaya çıktığında veya çalışanlar kendilerini değersiz hissettiğinde, bunun etkisi yalnızca personele değil kurumun tamamına yansımaktadır.
Bu nedenle 6 Haziran'ın anlamı yalnızca kutlama programlarından ibaret olmamalıdır. Bu tarih aynı zamanda ceza infaz kurumlarında görev yapan personelin sorunlarının konuşulduğu, beklentilerinin dinlendiği ve çalışma hayatını iyileştirecek adımların değerlendirildiği bir gün olmalıdır.
Gerçek değer, yalnızca bir gün hatırlanmakla değil, yılın 365 günü hissedilmekle ortaya çıkar.
İlk kez kutlanacak olan Ceza İnfaz Kurumu Personeli Günü'nün, sadece sembolik bir gün olarak kalmaması; cezaevi personelinin mesleki saygınlığının güçlendiği, çalışma şartlarının iyileştirildiği ve adalet duygusunun daha da pekiştiği bir başlangıca dönüşmesi en büyük temennidir.
Çünkü ceza infaz kurumlarının en önemli gücü yüksek duvarlar değil, o duvarların arkasında büyük bir sorumlulukla görev yapan personelidir.




Yorumlar
Görüşlerinizi editoryal ilkeler çerçevesinde paylaşabilirsiniz.
Bu habere henüz yorum yapılmadı.