Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkı Madde 140
MADDE 140 - (1) Tehlikeli hâlde bulunan, delil karartma tehlikesi olan, soruşturmanın amacını veya tutukevinin güvenliğini tehlikeye düşüren veya suçun tekrarına olanak verecek davranışlarda bulunan tutuklulara, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince aşağıdaki tedbirler uy...
Resmî Tam Metin
MADDE 140 - (1) Tehlikeli hâlde bulunan, delil karartma tehlikesi
olan, soruşturmanın amacını veya tutukevinin güvenliğini tehlikeye düşüren veya
suçun tekrarına olanak verecek davranışlarda bulunan tutuklulara, soruşturma
evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince
aşağıdaki tedbirler uygulanabilir:
a) Tutuklunun tek başına,
sıkı bir rejim altında muhafaza edilmesi ve kaldığı odanın kamera ile
izlenmesi.
b) Belirli süre ile
dışarıyla ilişkisinin, ziyaretçi kabulünün ve telefon görüşmelerinin
kısıtlanması.
c) Gerekiyorsa kendisine
veya başkalarına zarar vermesini önleyici biçimde hazırlanmış özel bir odada
barındırılması ve kaldığı odanın kamera ile izlenmesi.
ç) Saldırganlık
göstermesi hâlinde belirli süreyle kelepçelenmesi veya hareketlerinin
engellenmesi.
d) Yüksek güvenlikli bir
kuruma nakledilmesi.
(2) 5271 sayılı Kanun
hükümlerine göre, mahkemece haklarında müdafi veya vekillik görevinden
yasaklanmış bulunan avukatlar, aynı Kanunda belirtilen yasaklama süreleri
içinde başka davalarla ilgili olsa bile müdafiliğini veya vekilliğini
üstlendiği kişiyi kurumda ziyaret edemez. Bu kapsamda;
a) Müdafilik veya
vekillikten yasaklanma kararları mahkemece, bu kararların kesinleşmesini
müteakip, kurumun bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
Cumhuriyet başsavcılığı, kararın bir örneğini derhal kuruma gönderir.
b) Müdafilik veya
vekillik görevinden yasaklama kararlarının kurum tarafından yerine
getirilmesinde aşağıdaki esas ve usuller uygulanır:
1) Kararın bir örneği,
hükümlü ve tutuklu gözlem ve sınıflandırma dosyasına konulur.
2) Kurumlarda bu
kararlara mahsus olmak üzere bir defter tutulur. Bu defterde, müdafilik veya
vekillik görevinden yasaklama kararı verilen avukatların açık kimliği, kararı
veren mahkemenin adı, karar tarihi ve sayısı, yasaklama süresi, yasaklama
süresinin uzatılması hâlinde bu süre uzatımı, sürenin sona erme tarihi açıkça
belirtilir.
3) Ziyaret günlerinde,
avukatların ziyarete engel hâli olup olmadığı, savunma hakkı zedelenmeyecek
şekilde kurum idaresince gecikmeksizin tespit edilir.
4) Hükümlü veya
tutuklunun bu Yönetmelikte belirtilen sebeplerle başka bir kuruma nakli
hâlinde, müdafilik veya vekilliğini üstlendiği avukat hakkında yasaklama
kararının bulunduğu da yapılacak işlemde tereddüde yer vermeyecek şekilde
belirtilir.
5) Mahkemece aksine karar
verilmediği sürece, kararda belirtilen yasaklama süresinin dolması hâlinde bu
kaydın tutulduğu defterden yasaklama kaydı çıkartılır.
c) Mahkemece, müdafi veya
vekilliği üstlenmekten yasaklama kararı verilmiş olan avukatlar hakkında,
mahkûmiyet dışında karar verilmesi hâlinde, yasaklama kararının kendiliğinden
kaldırıldığı, mahkemece derhal kurumun bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına
bildirilir. Cumhuriyet başsavcılığı, kararın bir örneğini aynı gün kurum
idaresine gönderir. Kurum idaresi, kararın kendisine ulaştığı tarihte müdafilik
veya vekillik görevini üstlenmekten yasaklama kararının kaldırılması sebebiyle
ilgili defterde gerekli kayıt ve düşüm işlemlerini yapar.
Tutuklulara
uygulanacak hükümler ve yükümlülükleri