5275 Sayılı İnfaz Kanunu Madde 58
Madde 58 - (1) Hükümlülerin kuruma veya başka bir yere götürülüp getirilmesi sırasında, halkla bir araya gelmelerine ve başkaları tarafından görülmelerine engel olacak tedbirler alınır. (2) Hükümlü, havalandırma ve ışık durumu yetersiz araçlarla, eziyet verici veya onur kırıcı şekilde nakledilemez. Nakil sırasında alın...
Resmî Tam Metin
Madde 58 - (1) Hükümlülerin kuruma veya başka bir yere
götürülüp getirilmesi sırasında, halkla bir araya gelmelerine ve başkaları
tarafından görülmelerine engel olacak tedbirler alınır.
(2) Hükümlü, havalandırma ve ışık durumu yetersiz araçlarla, eziyet
verici veya onur kırıcı şekilde nakledilemez. Nakil sırasında alınacak
tedbirler, hükümlünün firarını önleyici ve yukarıdaki fıkrada yazılı engelleri
gerçekleştirici sınırları aşamaz, birbirleriyle ve görevlilerle herhangi bir
tartışmaya girmelerini engelleyici boyutları geçemez.
(3) (Değişik: 24/1/2013-6411/8 md.)
Çocuk eğitimevlerine nakiller kurum görevlisinin nezaretinde yapılır. Açık ceza
infaz kurumlarına nakiller ise kurum görevlisi olmaksızın yapılır. Bu hâlde
hükümlünün, aynı il sınırları içinde bulunan ceza infaz kurumları arasındaki
nakillerde aynı gün içinde; farklı illerde bulunan ceza infaz kurumları
arasındaki nakillerde ise kurum amirinin kırksekiz saati geçmeyecek şekilde
belirleyeceği süre içinde, nakledildiği açık ceza infaz kurumuna giriş yapması
gerekir. Belirlenen sürelerde açık ceza infaz kurumuna giriş yapmayan
hükümlüler hakkında 97 nci madde hükümleri uygulanır.
(4) Görevli nezaretinde yapılan nakiller sırasında hükümlünün iaşe ve
bedensel ihtiyaçları giderilir.[21]
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Ceza
İnfaz Kurumunda Hükümlünün Hakları, Güvenceleri ve Kısıtlamalar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Savunma
Haklarının Kullanılması, Kültür ve
Sanat
Etkinliklerine Katılma, İfade Özgürlüğü
Avukat ve noterle görüşme hakkı
MADDE 59.- (1) Hükümlü, avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde
avukatları ile vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahiptir.
(2) Avukat ve noter ile görüşme, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine,
tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme
yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle
görülebileceği bir biçimde yapılır.
(3) Avukatlar, vekâletnameleri olsa da aynı anda birden fazla hükümlü ile
görüşme yapamazlar.
(4) (Değişik: 3/10/2016-KHK-676/6
md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Görüşme sırasında; hükümlünün
avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar
ve aralarındaki konuşmaya ilişkin olarak kendilerinin tuttukları kayıtlar
incelenemez; hükümlünün avukatı ile yaptığı görüşme dinlenemez ve kayda
alınamaz.[22]
(5) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Türk
Ceza Kanununun 220 nci maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü,
Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991
tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm
olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun
güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin
yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile
gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge
elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin
kararıyla, üç ay süreyle; görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak
kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla
görevli görüşmede hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın
hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki
konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya görüşmelerin gün ve
saatleri sınırlandırılabilir.[23]
(6) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) İnfaz
hakimliği hükümlünün; kurallara uyumunu, toplum veya ceza infaz kurumu
bakımından arz ettiği tehlikeyi ve rehabilitasyon çalışmalarındaki gelişimini
değerlendirerek, kararda belirttiği süreyi üç aydan fazla olmamak üzere
müteaddit defa uzatabileceği gibi kısaltılmasına veya sonlandırılmasına da
karar verebilir.
(7) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Beşinci
fıkra kapsamına giren hükümlünün yaptığı görüşmenin, aynı fıkrada belirtilen
amaca yönelik yapıldığının anlaşılması hâlinde, görüşmeye derhal son verilerek,
bu husus gerekçesiyle birlikte tutanağa bağlanır. Görüşme başlamadan önce
taraflar bu hususta uyarılır.
(8) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Hükümlü hakkında, yedinci fıkra uyarınca
tutanak tutulması hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemiyle hükümlünün
avukatlarıyla görüşmesi infaz hâkimince altı ay süreyle yasaklanabilir.
Yasaklama kararı, hükümlüye ve yeni bir avukat görevlendirilmesi için derhal
ilgili baro başkanlığına bildirilir. Cumhuriyet başsavcılığı baro tarafından
bildirilen avukatın değiştirilmesini baro başkanlığından isteyebilir. Bu fıkra
hükmüne göre görevlendirilen avukata, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13 üncü
maddesine göre ücret ödenir.
(9) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) İnfaz
hâkimi tarafından bu madde uyarınca verilen kararlara karşı 4675 sayılı Kanuna
göre itiraz edilebilir.
(10) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Bu madde hükümleri 9 uncu maddenin üçüncü
fıkrasına göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler ile
beşinci fıkradaki suçlardan hükümlü olup, başka bir suçtan dolayı şüpheli veya
sanık sıfatıyla avukatıyla görüşen hükümlüler hakkında da uygulanır.[24]
(11) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Tutuklular
hakkında bu madde hükümlerine göre karar vermeye soruşturma aşamasında sulh
ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme yetkilidir.
(12) (Ek ibare: 25/5/2005-5351/5 md.) Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve
karşılıklılık esasına uygun olmak koşuluyla, Yabancı ülkelerde haklarında
soruşturma veya kovuşturma yapılmakta olan, yabancı ülke veya uluslararası
yargı mercilerinde dava açmak isteyen, leh veya aleyhine açılmış davası olan
Türk vatandaşı veya yabancı uyruklu hükümlülerle yabancı uyruklu avukatları, bu
soruşturma ve kovuşturma, açılacak veya açılmış davalarla sınırlı olmak ve
vekâletname sunmak koşuluyla görüşebilirler. Vekâletnamesi olmayan yabancı
uyruklu avukatlar, hükümlü ile Türkiye barolarına kayıtlı bir avukatla birlikte
görüşme yapabilirler.[25]
Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü